İlk sateen çarşafımı aslında yanlışlıkla aldım. Mağazada elime aldığım kumaşın ipek gibi kaydığını hissedince fiyat etiketine bile bakmadan kasaya gittim. Eve gelip yatağa serdiğimde ise beklediğimden farklı bir şeyle karşılaştım: Işık altında hafif parlayan, tene değdiğinde serinlik yerine ılık bir yumuşaklık bırakan bir yüzey. O günden sonra dolabımdaki bütün nevresimleri gözden geçirdim ve neyi neden sevdiğimi anlamaya çalıştım. Şimdi sateen dokuma yatak seçimi yaparken nelere baktığımı, hangi durumlarda vazgeçtiğimi tek tek anlatacağım.
Karar aşamasındaysanız muhtemelen sateen ile percale arasında gidip geliyorsunuzdur. İkisini de yıllarca kullanmış biri olarak söyleyeyim: Bu bir kalite yarışı değil, tamamen tercih meselesi. Ama tercihinizin doğru olabilmesi için önce dokumanın ne olduğunu bilmeniz gerekiyor.
Sateen bir kumaş cinsi değil, bir dokuma tekniğidir. Bunu geç öğrendim ve bu bilgi alışveriş alışkanlığımı tamamen değiştirdi. Aynı pamuktan hem percale hem sateen üretilebiliyor; fark, ipliklerin birbirinin üstünden nasıl geçtiğinde.
Klasik dokumada bir atkı ipliği bir çözgü ipliğinin altından, bir üstünden geçer. Sateende ise atkı ipliği üç ya da dört çözgünün üstünden atlayıp bir tanesinin altına giriyor. Yüzeyde daha fazla iplik açıkta kaldığı için ışık kırılmadan yansıyor. O saten görünümlü parlaklığın sırrı bu; kumaşa sonradan uygulanan bir kaplama değil. Bu yüzden kaliteli sateen yıkandıkça matlaşmaz, aksine kullandıkça daha da yumuşar.
Yüzeyde uzun iplik atlamaları olduğu için sateen tene pürüzsüz gelir, hatta hafifçe kayar. Ama aynı yapı hava geçirgenliğini bir miktar düşürür. Ben yaz aylarında yatak odamda sateen kullanmıyorum; terlemeye meyilli biriyseniz temmuz sıcağında bu kumaş altında rahat etmezsiniz. Buna karşılık sonbahardan bahara kadar olan dönemde bana kalırsa rakipsiz. Yorganın altına girdiğinizde o soğuk çarşaf şoku yaşanmıyor.
| Özellik | Sateen | Percale |
|---|---|---|
| Yüzey | Parlak, kaygan | Mat, hafif gevrek |
| Hissiyat | Ağır ve sarmalayıcı | Hafif ve serin |
| Mevsim | Serin aylar | Sıcak aylar |
| Kırışma | Daha az belli eder | Ütü ister |
| Dayanıklılık | Uzun atlamalar çekmeye açık | Daha sağlam örgü |
Bu tabloyu kendi deneyimimden çıkardım. Percale takımlarımın bir tanesi altı yıldır dolapta duruyor ve hâlâ dimdik. Sateenlerimde ise özellikle tırnağıma takıldığı yerlerde ince iplik kaçıkları oluştu. Bilmek, hayal kırıklığını önlüyor.
Kumaş rehberlerinde sıkça geçen iplik sayısı meselesini bir kenara bırakıp önce elimle karar veriyorum. Yine de mağazada ya da online alışverişte kontrol ettiğim birkaç sabit nokta var.
"Sateen" yazan her etikette pamuk olmayabiliyor. Polyester sateen ilk gün çok parlaktır ama nefes almaz, birkaç ay sonra tüylenir ve statik elektrik yapar. Ben uzun elyaflı pamuk arıyorum; etikette taranmış pamuk ya da uzun elyaf ibaresi geçiyorsa doğru yoldayım demektir. Pamuk-polyester karışımları ütü kolaylığı sunar, bunu yadsımıyorum, ancak ter emme konusunda saf pamuğun yerini tutmuyor. Hassas cildi olanlar veya alerji sorunuyla uğraşanlar için bu ayrım daha da kritik hale geliyor.
Sateen dokumada yapısı gereği iplik sayısı yüksek çıkar. 300 ile 500 arasındaki bir aralık benim için ideal. Bunun üzerindeki rakamlar çoğu zaman ince ipliklerin bükülerek tek sayılmasından geliyor ve kumaş kalınlaştıkça hantallaşıyor. Dört haneli iplik sayısı vaat eden ürünlere itibar etmiyorum; elime aldığımda genelde beklediğim inceliği bulamıyorum.
Sateen ağırdır ve yıkamada bir miktar çeker. Bu yüzden yatak boyutlarımı ölçüp lastikli çarşafın cep derinliğine mutlaka bakıyorum. Özellikle memory foam yatak kullananlar dikkat etsin: Bu yataklar genelde standart yaylı yataklardan kalın oluyor, sığ cepli çarşaf sabaha karşı köşelerden fırlıyor. Renk konusunda ise sateenin parlaklığı koyu tonları derinleştiriyor. Lacivert, antrasit, koyu yeşil gibi renkler bu dokumada gerçekten şık duruyor. Açık renk tercih edecekseniz krem ve taş grisi, beyazdan daha affedici oluyor. Üzerine koyacağınız dekoratif yastıklarda mat kumaşlar seçerseniz kontrast hoş bir denge yaratıyor.
Sateeni 40 derecenin üzerinde yıkamıyorum, çamaşır suyu kullanmıyorum ve yumuşatıcıdan uzak duruyorum. Yumuşatıcı, kumaşın kendi parlaklığını bir film tabakasıyla köreltiyor. Kurutma makinesinde düşük ısıda kısa süre tutup hafif nemliyken çıkarmak, ütü ihtiyacını neredeyse sıfıra indiriyor. İki takım dönüşümlü kullanmak da ömrünü belirgin şekilde uzatıyor.
Cevabı basit bir